Sağlık Bakanlığı Din Adamları İçin Ankara’da Çalıştay Düzenledi

admin avatarı

Sağlık Bakanlığının kamu bilinçlendirmeleri kapsamında düzenlediği organ nakliyle ilgili çalıştayda “bitkisel hayat” ve “beyin ölümü”nün farkını öğrenen 250 din adamının, organ nakliyle ilgili bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılmasında ve bağış oranının artmasında öncü olacağı bildirildi.

Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Arif Kapuağası, yaptığı açıklamada, Ankara’da din adamlarına yönelik bir çalıştay düzenleyerek, 250 din adamına organ nakliyle ilgili bilgi verdiklerini, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in de bu toplantıya katıldığını anımsattı.

Dinin ters gördüğü hiçbir şeyi mevzuatlarında uygulamadıklarını vurgulayan Kapuağası, “Din adamları beyin ölümü nedir bilmediği için izah etmek zorundaydık. Bu tür durumlarda nasıl davranacaklarını anlattıktan sonra din adamları bize çok teşekkür etti. Beyin ölümünün ne demek olduğunu bilmiyor, bu konuda çekingen davranıyorlardı. Fakat eğitimlerimiz sonucunda beyin ölümünün gerçek bir ölüm olduğunu öğrendiler. Kendileri de beyin ölümü sonucu hayata dönüş olmayacağını rahatlıkla söyleyebilecek şekilde toplantılarımızı bitirdik” dedi.

Din adamlarının insanlar üzerindeki etkisine dikkat çeken Kapuağası, organ bağışında önemli rol üstlenebileceklerini vurguladı.

Beyin ölümü ile bitkisel hayatın çok iyi bilinmediğini bunun da organ bağışında çekincelere yol açtığını ifade eden Kapuağası, eğitim verdikleri 250 din adamının organ nakliyle ilgili vatandaşları bilgilendireceğini söyledi.

Beyin ölümü ve bitkisel hayatın farklarını din adamlarına ayrıntılı şekilde anlattıklarını dile getiren Kapuağası, din adamlarının vatandaşlara bu bilgileri aktaracağını, böylece bu alandaki bilgi kirliliğinin önüne geçmeye çalışacaklarını dile getirdi.

Din adamlarına yönelik eğitimleri bölgelerde sürdürdüklerini aktaran Kapuağası, ikinci bir din adamları çalıştayını büyük bir katılımla gerçekleştireceklerini belirtti.

“BEYİN DOKUSU ÖLDÜKTEN SONRA TEKRAR CANLANMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Bitkisel hayat ile beyin ölümünün birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Kapuağası, şunları kaydetti:

“Bitkisel hayatta beyin ölmemiştir. Hasta 20 yıl sonra tekrar geri dönebilir. Beyin ölümünde ise hastanın geri dönüşü mümkün değil. Çünkü tıbben şunu biliyoruz, beyin dokusu öldükten sonra tekrar canlanması mümkün değil çünkü onarılamaz dokular. Beyin kan akımı durduktan sonra, zaten bizim özel testlerimizde onlar teşhis ediliyor, belli bir süre bekleniyor bir daha test ve muayene yapılıyor ondan sonra beyinin kesinlikle öldüğü tespit ediliyor. Solunum merkezi beyindedir. Birçok organımızın hareketi, işlevselliği, onların bütün merkezi beyindedir. Beyin ölümü gerçekleşen bir insanın solunumu bitmiştir, son nefesini vermiştir. Çünkü solunum merkezi beyin sapındadır. Yani beyin ölümü ve bitkisel hayatı karıştırmayalım. Bitkisel hayatta beyin sapı sağlamdır, 20 yıl sonra bile kişinin yaşam fonksiyonları normale dönebilir. Bitkisel hayata girenlerin organ nakli için yanlarına bile yaklaşmıyoruz.”

“GEÇEN YIL BİN 800 HASTA, ORGAN BEKLERKEN HAYATINI KAYBETTİ”

Listedeki bin 800 hastanın geçen yıl organ beklerken hayatını kaybettiğini söyleyen Kapuağası, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kalp, karaciğer, ince bağırsak, akciğer… Bu hastalar maalesef organ bulamadığımız zaman alternatif tedavileri olmadığı için çok kısa sürede hayatlarını kaybediyor. Böbrekte yine diyalize bağlıyoruz bir şekilde ama diyaliz de çok zahmetli bir iştir ama o kişi nakil olduğu zaman sizden benden bir farkı kalmıyor. Diğerlerini zaten organ bulunamadığı için kaybediyoruz.”

Kapuağası, organ bağışında istenilenin kadavradan nakil olduğunu vurgulayarak, bu konuda vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Tagged in :

admin avatarı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir