BAĞIMSIZ SAĞLIK-SEN AİLE ÜYELERİMİZE, TEMSİLCİLERİMİZE VE SAĞLIK PERSONELİNE AÇIK MEKTUP VE UYARI

admin avatarı

Bağımsız Sağlık-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktar, sendika üyeleri, temsilci ve yöneticilerine açık bir mektup göndererek, sağlık çalışanlarının haklı taleplerini ısrarla gündeme taşımaya devam edeceklerini, sarı ve yandaş sendikaların kendilerini rahatlatmak ve bağımsız sendikaların gücünü kırmak için sağlık çalışanlarının örgütlerini dağıtmak, sağlık çalışanlarını sahipsiz bırakmak istemekte olduklarını ifade etti.

Bayraktar mektubunda şu ifadelere yer verdi:

“Değerli aile fertlerimiz, sevgili üyelerimiz;

2002 yılında başlayan memurların toplu pazarlık sürecinde aradan geçen 18 yıl boyunca bir arpa boyu yol kat edilememiştir.

18 yıldan beri hükümetlerle toplu pazarlığa oturan sendika ve konfederasyonlar, her dönem başta siz sağlık çalışanları olmak üzere tüm kamu görevlilerinin hak ve taleplerini peşkeş çekmekten kaçınmamışlardır.

Dün olduğu gibi yarın da başta kendi üyeleri olmak üzere herkesin hak ve taleplerini peşkeş çekmeye devam edeceklerini biliyoruz.

Çünkü adı sendika olan bu yapılar aslında memurları kontrol altında tutmak ve siyasi partilere yedek güç için oluşturulmuş yandaş, arka bahçe sendikalarıdır.

Her sağlık çalışanı hangi sendikanın hangi siyasi partinin arka bahçesi, yan kuruluşu olduğunu, çok iyi bilir.

Her sağlık çalışanı hangi sendikanın hak ve talepleri nasıl takip ettiğini ve çırpındığını da bilir.

İçinden geçtiğimiz Koronavirüs salgını ile mücadele döneminde sağlık çalışanların nasıl yüzüstü bırakıldıklarını, 3600 ek göstergenin neden verilmediğini, görevi başında ve görevinden dolayı hayatını kaybeden sağlık çalışanlarına neden şehit statüsü verilmediğini, döner sermaye uygulamasının nasıl zulme dönüştüğünü, bu konuda kamuoyu önünde konuşan sendikaların yetkililerle görüşmeye gittiğinde nasıl çay-kahveye tav olduklarını, konuları gündeme bile getiremediklerini iyi bilir.

Dahası, 18 yıllık toplu pazarlık sürecinde, yüzdelik artışların dışında dişe dokunur hiçbir hak alınamadığını, masaya bile getirilemediğini de çok iyi bilir.

Önümüzdeki 2021 yılının Ağustos ayında 2022-2023 yılları için toplu sözleşme görüşmeleri yapılacaktır.

Şu andan itibaren Ağustos ayında masaya oturacak yetkili sendikalar belirlenecektir.

OYUNA GELMEYELİM

Sözde sendikalar, kendilerini rahatlatmak ve bağımsız sendikaların gücünü kırmak için sağlık çalışanlarının örgütlerini dağıtmak, sağlık çalışanlarını sahipsiz bırakmak istemektedirler.

Bazı elemanlarını sahaya sürerek, hakları noktasında kararlı ve ısrarcı sağlık çalışanlarını sendikalardan istifaya zorlayarak, iktidarlar karşısında taşları bağlanmış köy oluşturmaya çalışmakta olduklarını üzülerek görüyoruz. Böylece duyarlı üyeler istifa edecek/ettirilecek, sendikalardan hesap sormaya kimse cesaret edemeyecektir.

Şunu bilelim ki, Ortada mevcut yasalar olduğu sürece birileri hükümetlerle toplu pazarlık yapacak, peşkeş çekecek veya satacak ya da gerçekten pazarlık yapacak, yapılacak.

Görevimiz iktidarlar karşısında el pençe divan durmayacak, sorunları taşıyacak, çözüme kavuşturacak kararlılık ve deneyime sahip sendikalarda toplanmak, doğru sendikaların toplu pazarlık masasına oturmasını sağlamaktır.

Bu işin üye sayısı ile ilgisi olmadığını milyonluk konfederasyonların iktidar karşısında çil yavrusu gibi dağılmasından biliyoruz. Ve 140 bin üyesi için TÜRK-İş’in aynı dönemlerde nasıl hak aldığını, ortalama işçi ücretini nasıl 6.000 TL’nin üzerine çıkardığını da biliyoruz.

Bu nedenle yola çıktık. Üye sayılarımız hiçbir zaman bırakın yüzbinleri on binler bile olmadı. Ki en başta da dediğimiz gibi sendikacılığı biz hiçbir zaman üye sayısı olarak görmedik. Çünkü bir kişiye ailesi sorulduğunda annem, babam ben ve kardeşlerim dediği gibi, biz de aile fertlerimizin her birinin adını sayacak kadar bu sendikayı ve sizleri ailemiz yuvamız bildik.

Biliyoruz, bugünlerde hiç olmadığı kadar zor süreçlerden, sınavlardan geçiyoruz. Allah her birimize Peygamber sabrı versin. Bir yandan Kovid-19 belası ile kahramanca mücadele veren sizler diğer yandan hem geçim derdi hem de yalnızca normal sıradan bir yaşamın hayalini kurar duruma geldiniz.

Elbette yaşanılanlarda bizlerin de sorumluluğu var.

Evet yetersiz kaldığımız noktalar, sesimizi duyuramadığımız zamanlar, haykırdığımız ancak görmezden gelindiğimiz anlar elbette oldu.

Ancak bir arkadaşımız şiddete maruz kaldığında, o ay borçlarını kapatamadığında, çocuğunun okul taksitlerini ödeyemediğinde biliyoruz ki hep beraber gecelerce uykusuz kaldık.

 

ŞİMDİ ÖRGÜTLENME VE HESAP SORMA ZAMANI

 

Söylenecek çok şey var ancak sözü çok uzattık.

Şimdi örgütlenme, örgütlü gücümüzü gösterme zamanı.

Şimdi hak mücadelemiz için kararlı olma zamanı.

Tüm sağlık çalışanlarını bir kere daha Bağımsız Sağlık-Sen çatısı altında toplanmaya çağırıyoruz.

Sağlık çalışanlarını 3600 ek gösterge sorununa, döner sermaye zulmüne, sağlıkta şiddete karşı aktif tavır almaya, hayatını kaybeden sağlıkçıların şehit sayılması için mücadeleye ve diğer tüm hak ve haklı talepler için sesimizi yükseltmeye, gücümüzü birleştirmeye çağırıyoruz.

Unutma!

Sen yoksan bir eksiğiz.

Gel ailemizi senden mahrum bırakma.”

Tagged in :

admin avatarı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir